Yoga / Ön yargılar ve zihindeki engeller

“Düşündüğümüzden daha özgürüz.” – Michel Foucault

Hey sen! Yoga dediğimde aklına Recep İvedik’in filmindeki yoga ile ilgili absürt sahne ya da Cem Yılmaz’ın stand-up’ında yogayla bolca ti geçtiği o kısım gelen.  Evet evet sen. Bu yazı senin için!

Hey sen! Ucundan köşesinden yogayı duymuş ama “ben hiç esnek değilim ki! ayak parmaklarıma bile değemiyorum!” bahanesinin ardına sığınan. Evet evet sen. Bu yazı senin için!

Hey sen! Yogayı “adamlığa” yakıştırmayan. “Erkek adam “yogo” mu yaparmış?!” diyen yurdumun erkeği. Evet evet sen. Bu yazı senin için!

 

“Zihinlerinizi açın, dostlarım. Bizler, hepimiz anlamadıklarımızdan korkarız.” Dan Brown

Varsa bi ön yargınızı kırarım 🙂

Yogayla ilgilenenler olarak arasıra duyduğumuz cümle: “Yoga şey değil mi ya? Hep birlikte oturup Ommmmm sesi çıkartıyorsunuz.” Gönül ister ki yoga ülkemizde de diğer ülkelerdeki gibi hak ettiği ilgiyi görsün.  Ama maalesef çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da ancak arpa boyu yol kat edenlerdeniz. Yoga ile ilgilenenler, eğitimini almışlar olarak, yoga ile ilgili tüm o ön yargıları yaratan dış etkenlere inat yoganın aslında ne demek olduğunu, işin sadece spiritüel değil fiziksel bir boyutu da olduğunu anlatmaktan sanırım yılmayacağız. Bu, kendilerince “yoga da bir şey mi!” diye dalga geçen arkadaşların ilk ders sonrası nasıl dağılmış olduklarını defalarca gördü bu gözler 🙂

Aslında, tam olarak bilmediğimiz her şey için bir yargımız olabilir. Bu hepimiz için geçerli. Ama ön yargı kişisel gelişim için çok da faydalı bir şey değil. Neden bir konuyla ya da bir kişiyle ilgili ön yargıya sahip oluruz? Cevabı çok basit. O insanı tanımıyoruzdur ya da o konu hakkında derin bir bilgi sahibi değilizdir. Sağdan soldan duyduklarımız, okuduklarımız, gördüklerimiz şekillendirir çerçeveyi. Ve üzerine gitmezsek öyle gelir, öyle  gider.

inner-peace.jpg

Yoga, matın üzerinde bağdaş kurup, gözleri hep birlikte kapatıp Om sesi çıkartmaktan çok daha fazlasıdır. Her şeyden önce çok kişiseldir. Herkes ihtiyacı olanı alır. Hepimiz koşuşturma ile geçen hayatlarımızda bir çok stres faktörüne, sevimsiz dialoglara vb durumlara maruz kalıyoruz. Yoga, size bunlarla başa çıkmak için bir yol sunar. O yolu nasıl çizeceğiniz tamamen size ve ihtiyacınız olana bağlıdır. Bazen hareketli bir günün ardından, dersin sonunda hep birlikte çıkardığınız o Om titreşimi sizin tüm pratiği sindirmenizde anahtar rol oynar. Zihnin sakinleşmesi kolaylaşır. Sınıftan çıkınca hayat sizi kolay kolay yıkamaz.

Yoga, beden ve zihnin nefes eşliğinde ahenkle dans etmesidir. Gün içinde yapamadığımız bir pratiktir bu. İş güç peşinde koştururken durup derin nefesler almak, zihni bir anlığına susturmak çoğumuzun aklına gelmez. Gelse de bunu pratiğe dönüştürmek o sırada çok güç olabilir. Bir saatlik bir yoga pratiği buna olanak sunarken bedenimiz tanımak yolunda önemli adımlar atmamıza yardımcı olur. Yoga’nın özü, nefes üzerine hakimiyet kurmakla başlar. Bu, yoganın en görünen yüzüdür. Yoga en önemli kişisel gelişme tekniklerinden biridir. Yoga, ruhsal yönden hissettiğiniz endişe, korku, öfke, üzüntü vb. duygularınızı unutarak, sizi dinginleştirip rahatlatacak ve böylelikle uzun vadede ruh sağlığınıza iyi gelecek bir eylemdir.

Ama ben hiç esnek değilim ki!

yoga.jpg

Bu cümleye karşı hislerim yukarıdaki karikatürde olduğu gibi değil tabii ki 🙂 İşin gerçeği bu cümleyi duymak beni öfkelendirmiyor ama üzüyor. Çünkü “yoga yapmak için yeterince esnek değilim” demek, “duş almak için çok kirliyim” demekten farksız.

“Yoga, içeriden kendimize baktığımız bir aynadır…” B.K.S Iyengar

Yoga yapmak için esneklik şart mı?

Biz yoga yapanlar olarak bu soruyu “kesinlikle hayır” olarak yanıtlıyoruz. Başarılı bir pratik için gereken en önemli şey zihin ve beden dengesidir. Bedeninizin yoga pozlarına mükemmel şekilde girmesi hedef ve amaç değildir. Maalesef günümüzde modern yoga terimi dendiğinde, akla gelen resim çok farklı. Sosyal medyadaki bu steriotape lar, mükemmel geri bükülmeler, derin esnemelerle girilen son derece estetik gözüken pozlar aslında gerçek yoga felsefesinden çok uzaktadır. Ama sosyal medyadaki bu fotoğraflar, bir yandan da yoga da neyin mümkün olduğunu görmek ve potansiyelimizin farkına varmak açısından büyük ipuçları taşır.

Olay, bedeninizin nereye kadar izin verdiği ve bir sonraki pratikte bu sınırı aşıp aşamayacağımızın farkına varmaktır. Bedeni tanımak, ona saygı duymak, zihinle birlikte hareket edebilmesini sağlamak, kendimizle ya da başkalarıyla yarışmamaktır. Unutmayın her beden eşsizdir ve birbirinden farklıdır. Mesela benim bedenim derin geri bükülmelere hala izin vermiyor. Ben bunu biliyorum ve pratiklerimde bedenimi dinleyerek pozlara giriyorum. Her defasında, adım adım geri büklemelerimi bir tık ilerletmeye çalışıyorum. Bu belki de gözle görülür bir değişim değil ama ben bunu içten kesinlikle farkediyorum.  Bedenim geri bükülmelere olumlu cevap vermiyorsa, aslında yogada çalışmam gerekenin ve ihtiyacım olan şeyin geri bükülmeler olduğunun farkındayım.

Yoga’da Ahimsa işte tam bu noktada devreye girer. Ahimsa, basitçe şiddetsizlik olarak ifade edilse de uygulamada çok daha derin anlamlar içerir. Hem içerde (zihinde), hem de dışarda (günlük hayatımızda) uygulanması ve pratik edilmesi son derece zor ama bir o kadar da önemli bir olgudur. Zihinde şiddetsizlik nedir? Yoga pratiği sırasında, eğer arka bacak kaslarımız bizim öne eğilmemize engel oluyorsa (kapasitesi buysa) zorlamaktansa, sınıra geldiğimizi hissettiğimiz anda orada kalmak, gerekirse bir tık geriye gitmektir.

Ders sırasında öne eğildik ve gerçekten poza binbir zorlukla girmiş ve nefesimizle orada kalmaya çabalarken bir anda  yanımızdaki öğrencinin (bedeni izin verdiği için) aynı pozda çok  daha estetik göründüğünü farkedip “neden pozu onun gibi yapamıyorum?” yargısına düştük ve bedenimizin aslında sınırında bir yerlerde olduğu ve daha fazlası için hazır olmadığını bildiğimiz halde bir anlık  iç güdümüzle pozu derinleştirdik. O sırada nefes gitti! Ikınmalar başladı. Belki de arka bacak kaslarımıza zarar verdik! N’olacak şimdi? Bunu bedenimize yapmaya hakkımız var mı? İleriye dönük pratiğimize de zarar vermiş oluyoruz. Beden her ne kadar mucizevi bir şey olsa da, bu basit ego savaşı onu yaralayacak ve iyileşmesi için bir süreye ihtiyacımız olacaktır. Bu bir süreçtir. O gün, o derste yapamıyor olmamız, bu pozu hayatımız boyunca hiç yapamayacağımız anlamına gelmez. Zaten amaç da o sınırı görüp, bedeni (eğer izin veriyorsa) daha fazlasını yapabilmek için her pratikte biraz daha hazırlamaktır. Bu süreçte ihtiyacımız olan tek şey bedeni dinlemek ve ona saygı duymaktır.

 

2afd2e4237a9948ab8d7f3592dca5d7a

 

Öğrencilerden sıklıkla duyduğumuz bir diğer cümle: “Ama benim bel/boyun fıtığım var.” Bu faktörler de yoga yapmanıza engel değil. Sadece bu konuda uzman eğitmenlerle çalışmaya özen göstermeniz gerekmekte. Yoga terapi dersleri, var olan bedensel sıkıntılarınızı minimuma indirirken ve iyileşmenize yardımcı olurken, size yoganın verdiği o tüm pozitif etkileri sağlayacaktır. Geçirdiği kaza sonrası ya da ameliyatlar sonrası sağlığına yoga sayesinde kavuşmuş bir çok yogi/yogini var.

Erkek adam “YOGO” mu yaparmış?

Yapar canım kardeşim. Benim sevgilim yapıyor. Bir çok arkadaşım yapıyor. Sen yapamıyorsan sıkıntı sende olabilir mi? Yurt dışında bu olay almış başını yürümüş zaten. Accık at şu at gözlüklerini.

Şişirilmiş bicepler, dilim dilim 6 packler, geniş omuzlar, sıkı kalçalar… Üzgünüm ama beni bir erkekte en çekmeyen şeyler bunlar. Gym de harcanmış saatler, günler, yıllar. Yapana saygı duyuyorum. Kendilerinin son derece güçlü, sağlıklı, havalı gözüktüklerini düşünseler de bana hiç estetik ve sağlıklı gelmiyor.

Erkekler neden yoga yapmalı? sorusuna kendimce vereceğim cevaplar var.

Birincisi; erkeklerin bacak arkası kasları, omuzları ve kalça kasları daha dar ve nispeten daha kasılmış olmaya müsaittir. Mesela gym de sürekli omuz çalışan bir arkadaşın omuzları pek de esnek değildir. Düzenli yoga, bu dar ya da esnekliği sınırlı olan bölgeler üzerinde olumlu etkilere sahiptir.

İkinci olarak nefes düzenlemedeki ve stres azaltmadaki etkisini söyleyebilirim. Gym de  25 kilo dumble ile biceps çalışan çocuğun suratını gördünüz mü hiç? Nasıl agresif, nasıl zamanla yarışır, nasıl kıpkırmızı, nefes nefese kesilmiş. Düzensiz ve hızlı alıp verilen nefesler, orada bile farkında olmadan kaldığı stres. Dinlenmeler sırasında bile eline aldığı telefon. Aslında yoga sınıfına gelse çok sevecek 🙂

Bir diğeri ise,yoganın kas ve güç inşa etmesi için ihtiyacı olan tek ağırlığın bedenin kendi ağırlığı olması. Ne kiloluk dumblelar, ne de itmeli çekmeli aletler. Yoga aslında uzun plankler, push up lar, squat larla bir erkeğe gymdeki aynı kas yapılanmasını sağlar.

Ayrıca yoga ile sağlıklı şekilde esnetilmiş, uzatılmış ve güçlendirilmiş kasların yaralanma olasılığı çok daha düşüktür. Bu, diğer spor dallarıyla uğraşan erkekler için büyük avantajdır.

Gönül ister ki ülkemizde bir kaç cengaver olsun da gururla şuraya fotoğrafını iliştirelim.  Ama nerde???

 

“Her şey kafada bitiyor” diye boşuna dememişler. Bu ön yargıları, bahaneleri engel olarak görmekten vazgeçmek sizin elinizde. Kendinize tek engel sizsiniz bunu unutmayın.

8 Comment

  1. Neslihandemirsezgin says: Cevapla

    Bir kere sen çok tatlısın maşallah diyim! Daha önce de sana ne kadar hasetten ettiğimden bahsetmiştim 😊 ama ve lakin bu senin süper kadın olmanı değiştirmiyor..bakıp bakıp ah ah ne tatlı bir şey bu kız keşke ben de aynen böyle giyinsem!! Aaaa! Tarzımı çalmış gibi teselli cümleleri zihinsel bir savaşa girse de gerçekten seni takip ediyorum ve cok da seviyorum..bin kere maşallah..Şimdi yogaya gelirsek seni görünce yoga hikayesi başlamadan biter yukardaki karikatür hakketten de beni anlatıyor..Spor yapmak kullandığım tiroid ilacı yüzünden ızdırap oluyor çünkü koşu bandında bile 200 nabız ile hafif yürürken Bayılacak dereceye geliyorum..Şimdi nefes dedin orda bir durrr!! Dedim kendime belki de benim yoga yapmam lazımdır ki doğru nefesi öğrenip koşu bandında kalp krizi geçirmeyim!! Buraya kadar doğruysak o halde seni takipe ben devam edeyim de belki bir uyanış yaşarım..Sevgiler..

    1. Merhaba 😊 Guzel ve samimi sozleriniz için çok teşekkür ederim 🙏 Nefes kontrolü üzerinde çalışmak kesinlikle spor yaparken nabzinizin kontrolsüz yukselmesini önleyecektir.

  2. yazın çok hoşuma gitti, ben de çok düzenli olmasa da evde pilates yapıyorum ve sondaki stretching hareketlerde bacak arka kasım hala tam olarak esnememe izin vermiyor zorlamalı mıyım zorlamamalı mıyım bu kısımda çok tereddüt ediyorum, zorlamazsam açılmaz sanıyorum ama zorlarsam da çok canım yanıyor😊 şimdi bedenimi dinleyip bi tık ileri gitmek doğrusu sanırım 😉🤗 daha çok blog yazısı gelsin pleasee ❤️

    1. Merhaba. Teşekkür ederim 😊 Yazımın bu konuda yardımcı olmasına çok sevindim. Destekli hamstring acicilar yapabilirsiniz evde. Koşu sonralarini beklemeyin 😊 Ama dediginiz gibi zorlamak yok ✌😀

  3. Harika bir yazı olmuş benim gibi aklında soru işaretleri olan birini bile deneme dersine götüren instagram postlarınız bu yazıyla bir çok soru işaretinin kırılmasına yardımcı olacaktır 🤗💕🤗

    1. Yaaaa 🙆 Yaşasın 🙌

  4. Merhaba, bende 3-4 derstir başladım yogaya, fakat bir sürü çeşitten hangisini yapmalıyım bi türlü bulamadım. Yin yoga daha bi cazip geldi ama sanki onda da spor yapmıyormuşum gibi geliyo. Sizin yogaya başlama süreciyle de ilgili bi post hazırlasanız keşke ne güzel olur☺️

    1. Merhaba 👋 Yoga yolculugumla ilgili yazim var zaten. Yoga başlığında bulabilirsiniz.

Yorumlarınız benim için değerli!