Motorla Yunanistan / Bölüm 2 / Zakynthos (Zante)

 

Zakynthos (Zante) İon denizinde 35.000 nüfuslu (Yunanistan’ın 3. büyük adası)  bir ada. 1935 yılında yaşanan deprem sonrasında yeniden yapılanmış. Gelir kaynağı turizm. İnsanlar bir bölümünü otele çevirmişler. Atina’dan 40 dk uçak yolculuğu ile adaya ulaşılabilir.  En önemli yerleşim yerleri: Tragaki, Laganas, Tsilivi, Agios Nikolaos ve Kalamaki. Navagio Beach’teki Shipwreck, karetta karettaları ve ada etrafındaki mağaraları çok meşhur.

Biz Zante için Meteora’dan yola çıktık. Hedefimiz Kilini’den feribota binmek. Yolda Lamia’ya kadar ilk virajlarımızla tanıştık. Ama daha yeni başlıyor olduğumuzu henüz farkedememiştik 🙂 Birazdan anlatacağım. Meteora- Lamia arası yaklaşık 140 km. 1 adet ücretli geçiş var. Lamia’da bir benzin istasyonunda uzun soluklu bir mola veriyoruz. Şansımıza frappe ve atıştırmalık bir şeyler buluyoruz.

DSC_9752_

İşte asıl macera bundan sonra başlıyor. Lamia’dan ayrıldıktan ve bir süre gittikten sonra virajlar dillere destan olmaya başlıyor. Yollar dağların arasından kıvrılıyor ve etrafta uzunca bir süre ne benzinlik, ne de mola verebileceğimiz bir ağaç gölgesi bulabiliyoruz. Bu yorucu ve uzun yolculuk (virajlarda hızımızın da düşmesiyle birlikte) 1.5-2 saat kadar sürüyor. Sonradan farkediyorum ki yolculuğun bu kısmı tüm Yunanistan yolculuğumuzun bizi en zorlayan kısmı olmuş. Lamia’dan, mola verebileceğimiz, tesisin de olduğu ilk kasaba olan Eratini’ye kadar 112 km yol yapıyoruz.  Vardığımızda çölde vaha bulmuş gibi sevindik desem yeridir. Zaten günün en uzun molasını bu bölgedeki Rubis Tavern’de verdik. Öyle ki Zante’ye giden 20:00 feribotunu kaçırma riskini bile göze aldık. Rubis, masaları, çakıl taşlı kumsalına yerleştirilmiş, bol ağaç gölgeli şirin bir mekan. İlhan ve Korcan motor pantolonlarının paçalarını sıyırıp dalıyorlar suya.

DSC_9776_

Ve ben yine hakkımı Gyrosdan yana kullanıyorum 🙂

DSC_9786_

İşletmeciden feribot detaylarını aldıktan sonra, Kilini’ye  kalan 150 km için tekrar yola koyuluyoruz.

Patras’a geçmek için, Korint körfezindeki Rion-Antirion köprüsünden geçiyoruz. Köprünün geçiş ücreti 1.90 euro

maxresdefault

 

rion_bridge

Kilini’ye 16 km yollar virajsız ve oldukça geniş. Bu yollar sayesinde hızımızı yükseltip son dakika 20:00 feribotuna yetişiyoruz. Hemen Kilini limanda Kefalonian Lines acentasından biletimizi alıyoruz.

DSC_9799_

Yolculuğumuz 1 saat sürüyor. O kadar yorgunuz ki feribotta üst katta biraz vakit geçirdikten sonra içerde bulduğumuz genişçe bir köşe koltuğa tüm motor ekipmanlarını saçmak suretiyle yayılıyoruz.

 Yaklaşık 21:00 de Zante/Kilini’ye yanaşıyoruz ve otelimize gidiyoruz.

Zante’de Zante Town’a ve Kilini’ye çok yakın olan Anastasia Otel‘de 3 gece konakladık. Otele ilk girişimizde yaşadığımız sıkıntılardan bahsetmek istiyorum. Korcan odanın rezervasyonunu booking.com üzerinden yapmıştı. Otele girerken ücreti kredi kartı ile ödemek istedi fakat oteldekiler, kredi kartı ödemelerinde komisyon aldıklarından bahsetti ki, bundan booking.com’da  hiç bir şekilde bahsedilmemişti. O yorgunlukla hepimiz orada yığılıp kalma pahasına uzun uğraşlar sonucu komisyonsuz ve booking.com daki bedelin alınması konusunda kadını ikna ettik. Üstelik tüm Yunanistan’da sistemin bu olduğunu iddaa etti ki 2 gecedir kaldığımız otellerde bu tür bir prosedürle karşılaşmadık. Sonuçta kazanan biz olduk ve odalara ışık hızıyla yerleştik 🙂 İlerleyen günlerde otelin hijyen konusunda da sıkıntılı olduğunu anlayacaktık. Havluların 3 günde bir değiştiğini öğrendiğimizde küçük çaplı bir şaşkınlık yaşadık. Ayrıca duş alırken tüm suyun banyoya yayılması da cabası. Neyse ki banyoya kapı arkasına vileda yerleştirmişlerdi. Adeta kendi temizliğinizi kendiniz yapın dercesine. Ahahahahahaha hala hatırladıkça gülüyorum. Offf kahvaltı meselesini de şimdi hatırladım. Odalardan birinde kahvaltı dahildi. Kahvaltı diye mutfağa bir kase müsli, 3 tane kutu meyvesuyu, biraz kraker ve bisküvi bırakmışlardı. Biz ilk önce bu tek sabah için kahvaltı herhalde, yarın yine bir posta daha gelecek dedik. Hatta ilk sabah hakkımızı yemeyip ikinci sabahkiyle birleştirip iki aile beraber kahvaltı ederiz diye düşünmüştük. İkinci sabah, mutfaktaki bu kahvaltının konaklama boyunca tek kahvaltı olduğunu öğrenince ikinci şoku yaşadık 🙂 Son sabah, yola çıkmadan yediğimiz müsli dışında da mutfaktan bir şey yemedik 🙂 Odalardan birinin manzarası deniz görüyordu, diğeri bahçe bu arada.

11105085
Anastasia Hotel /Zakhyntos Town

Akşamı, çok yorgun olduğumuzdan ve tekrar motora binerek bir yerlere gitmek istemediğimizden otelin sahildeki barında değerlendirmeye karar verdik. Barın adı Portofino. Dekorasyonu ve ambiyansı baya güzeldi. Her ne kadar atıştırmalık koca bir tabak tapas siperiş ettiysek de sonraki günlerde bu yemeğe “papara” diyerek fena halde dalga geçecektik. Sipariş ettiğimiz Rose şarabın tadı ise hala damağımda.

Sabah kahvaltı için Zante Town’a giderken yaya ve araç trafiğinden bi gözümüz korkuyor önce. Town’un yolları dar. Motorlara zar zor park yeri bulup kahvaltı için mekan aramaya koyuluyoruz. Meydandaki Phoenix Otelin altındaki Cafe Central da alıyoruz soluğu. Kahvaltısında yumurta çeşitleri olan bir cafe. Ben french toast sipariş ediyorum. Tatmin olmuş şekilde kalkıyoruz mekandan.

DSC_9926_

Tatilin ilk sahil, deniz, güneş üçlemesi için ilk gün planımızda Limnionas koyu var.  Bu koy otelimize 30 km uzaklıkta. Navagio Beach’ten sonraki en güzel plaj. Gidişte virajlı yoldan gitmişiz. Dönerken herkesin tercih ettiği nispeten daha düz bir yolu seçtik. Denizin maviliği ve ortamın güzelliği karşısında cennete düştük diyoruz. Tesisi yukarda. Deniz derin ve ancak kayalıklardan geçerek denize girebiliyorsunuz. Duşu yok ve deniz suyu akıntı olan kısımlarda biraz soğuk. Denizde mağaralar var. Bazılarında yüzüp bazılarında yürünebiliyor. Şnorkelle yüzmek şahane bir fikir!  2 şezlong ve bir şemsiye 3 euro. Bol frappeli ve Mythoslu, keyifli bir gün geçiriyoruz.

IMG-20170628-WA0002

 

Akşam yemeği için yine Zante Town’a gidiyoruz. Sokaklar cıvıl cıvıl.

 

Yemeğimizi yine Zante Town’da, Yard of Taste‘de yiyoruz. Mekanın girişi oldukça şirin. İçerisi ferah, masalar büyük. Başlangıçlar hızlı geliyor. Bu tatilde yediğim en iyi reçelli kızarmış Fetayı yiyorum. İş ana yemeklere gelince oldukça bekliyoruz. Mekanın yoğunluğundan dolayı servis çok gecikince kalkmaya karar veriyoruz ama ikram ettikleri şahane bir şarapla gönlümüzü alıyorlar. Tatil boyunca yediğimiz en iyi makarna ürünleri de yine burada.  Yemek sonunda şef özel olarak yanımıza gelip özür dileyince tüm yelkenleri suya indiriyoruz 🙂 İsmini yanlış not almadıysam şef Yota evlenip İgumenitsa’dan buraya gelin gelmiş ve restoran açmış. Yemekleri kendi elleriyle hazırlıyor. Uzun uzun sohbet ettikten sonra kendisiyle fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmiyorum. Yolunuz Zante’ye düşerse Yard of Taste’e muhakkak uğrayın ve fetayı denemeden, şarabını yudumlamadan buradan ayrılmayın.

LRG_DSC09433

Zante’de 2. gün. Bugün planımız tekne kiralayıp meşhur Shipwreck’e gitmek. Sabah yine Zante Town’dayız. Kahvaltı için bu defa Avant Garde Cafe‘deyiz. Yine yumurta çeşitleri oldukça bol. Ben peanut kremalı pancake söylüyorum ve damaklarım adeta bayram ediyor. Mekanın kahveleri de oldukça iyi. 4 kişilik doyurucu bir kahvaltı için oldukça uygun bir bedel ödüyoruz.

Sırada Navagio Beach  ve Shipwreck var. Shipwreck’e kara yoluyla gitmek mümkün değil. Adanın kuzey’ine kara yoluyla gidip tekne kiralayıp koya varabiliyorsunuz. Biz kuzeye doğru giderken Makris Gialos (Zante Town’a yaklaşık 28km uzaklıkta)  koyunda yolda stand açmış bir tur firması görüp duruyoruz. Ve kişi başı 15 euro’ya tur için anlaşıyoruz. Buradan, dilerseniz özel tekne de kiralayabiliyorsunuz. Tekne, önce direkt Shipwreck’e gidiyor ve dönerken blue caveleri gezerek ve bir koyda yüzme için mola vererek toplam 2.5 saatte tamamlanıyor. Shipwreck, özellikle gündüz saatlerinde oldukça kalabalık. Teknelerin biri geliyor, biri gidiyor. Herhangi bir tesis yok. Eğer taşıyabiliyorsanız şemsiye alabilirsiniz zira kayaların altından başka gölge bir yer yok ve oralar da zaten kapılmış durumda oluyor. Bu gözler o koyda şişme flamingo deniz yatağı bile gördü 🙂 Bu turda gördüğüm güzellikleri ne kadar anlatmaya çalışsam da kelimelerim yetersiz kalacaktır. Bu nedenle sizi fotoğraflarla baş başa bırakmak istiyorum 🙂 Zante benim 15 günlük Yunanistan tatilimiz boyunca gördüğüm, gezdiğim, en etkilendiğim ve en beğendiğim yer. (Evet, Halkidiki’den bile 🙂 ) Zante’yi görmeden Yunan adalarını gezdim demeyin bence. Bu arada Shipwreck’in hikayesini gitmeden evvel okumuştum. Bu hikayeye göre; Türkiye’den çıkıp İtalya’ya gitmek isteyen ve sigara kaçakçılığı yapan  bir gemi Yunan denizinde tespit edilip batırılıyordu.  Gel gör ki döndükten sonra asıl hikayenin böyle olmadığını öğrendim 🙂 Gemi, terkedilmiş bir gemiymiş arkadaşlar. Sigaralar, kızlar, içkiler falan tamamen fantaziymiş 🙂 Bknz: Wikipedia

DSC_0164_
Tekneyi kiraladığımız, turun başlangıç noktası, Makris Gialos Koyu

DSC_0180_

DSC_0219_
Ünlü Shipwreck plajı

DSC_0255_DSC_0407_DSC_0202_

 

DSC_0305_

DSC_0322_
Shipwreck karadan görünüm

DSC_0336_DSC_0352_

DSC_0402_
Hep bir takım muzurluklar 🙂

Ve Shipreck’de geçirdiğimiz muhteşem 1 saatin ardından teknemiz geliyor ve mağaraları gezerek dönmek için yola koyuluyoruz. Suyun maviliği, dağların heybeti ve mağaraların görkemi dillere destan.

Turu tamamladığımızda baya acıkmıştık. Tekneyi kiraladığımız koydaki Oneiro‘da bir şeyler yedik. Nispeten biraz daha pahallıydı.

Yemekten sonra hemen aşağıdaki sahile inip günün yorgunluğunu attık. Burada çok az şezlong var ve tanesi 4 euro. Duş olmadığını da belirteyim. Biz dinlenirken İlhan Shipwreck’i gören seyir tepesine gidip inanılmaz güzel fotoğraflar çekmişti.

Sabah yeniden yollara düşecektik. Bu nedenle odaya erken gidip valiz yapmak gerekti 🙂 Akşam yemeğini meydandaki bir restoranda geçiştirdik. Sanırım yemekleri çok beğenmemiş olmamızdan ya da yorgunluktan ölmekte olduğum içindir ki mekanın ismini not almamışım. Pizza istediğimde dondurulmuş pizza getirdiklerini ve şarabın çok kötü olduğunu hatırlıyorum. Kefalonia biletimizi de merkezdeki acentadan aldık. Motorlar için 11’er euro, kişi başına da ekstra 9’ar euro ödüyoruz. Bu arada internette Zante’den Kefalonya’ya direkt feribotun olmadığı, Kilini’ye dönüp oradan feribota binmemiz gerektiği yazıyordu. Ama oradayken bunun tek seçenek olmadığını öğrendik ve biz Kefalonya’ya Zante’deki Agios Nikolaos limanından direkt feribotla geçtik.

Geceyi odada valiz yapıp güzel bir uyku çekerek tamamlıyoruz. Sabah yine yollar.

Yolculuk Kefalonia’ya! Yazı çok yakında.

Zakynthos videolarını izlemeyi unutmayın merkez 🙂

İlgili yazılar:

Motorla Yunanistan / Bolum 1 / Kavala-Meteora

Motorla Yunanistan / Bolum 3 / Kefalonia 

Motorla Yunanistan/ Bolum 4/ Yanya-Halkidiki

1 Comment

  1. Harika bir tatil oldu bayıldım size 😉

Yorumlarınız benim için değerli!