Kenya/ Bölüm 1. Jambo Jambo!

Ah bizim bu Afrika merakımız!

Bu benim Afrika kıtasına 2. gidişim. Daha evvel 2014 yılının Şubat ayında Zanzibar adasına yine aynı amaç ile gitmiştik. KITESURF! Yine aynı dönemde (İstanbul’un karakışını gerçekten hiç sevmiyorum) oralardaydık. Aslında benim için kitesurf bahane, Kış ortasında Yaz’ı yaşamak şahane :p İlhan’ı Kış aylarında ülkemizde kite yapılamadığı için afakanlar basıyor. Evde neye saracağını şaşırıyor. Bu nedenle her yıl Kitesurf’ü ve Sevgililer Günü’nü (bu benim bahanem 😉 ) bahane edip sıcak ülkelere göç etmeye çalışıyoruz. Hem fiziksel hem de ruhsal açıdan gerçekten kendimi resetlediğim tatiller oluyor. Bu Afrika seyahatimiz ise bambaşkaydı. Kenya‘ya gidiyorduk!

Genelde biz bu Şubat ayı sıcak ülke planlarınıbir önceki yılın sonunda planlamış, para biriktirmeye 😉 başlamış oluyoruz. Biletimizi de yine yıl bitmeden almış oluyoruz. Daha uygun oluyor. O motivasyonla gün saymak çok daha heyecanlı oluyor 🙂

Zanzibar’a Turk Hava Yolları ile gitmiştik. Bu defa Eygpt Airways’den Kahire aktarmalı uygun bilet bulduk. Kahire’de 6 saat beklememiz vardı ama gidişteki beklemeleri kim kafaya takardı ki! Sonunda efsane bir tatil bizi bekliyordu 🙂 Üstelik Kahire’ye vardığımızda bekleme süremiz 6 saati bulduğu için bizi otele yerleştirmeyi teklif ettiler ve biz buna acayip mutlu olduk. O otel sanırım havaalanına yakın Nova Otel’di. Biraz kestirip, yemek yiyip duş almış, uçuşun ikinci ayağına bomba gibi hazırlanmıştık.

LRG_DSC03317
Kahire Havaalanı’nda otele yerleşmek için evrak işlemlerinin tamamlanmasını beklerken

Tüm gece uçtuktan sonra sabah erken saatlerde  Nairobi’ye, oradan KenyaAirWays ile bir saatlik uçuşla Mombasa’ya vardık. Daha evvel otelimizle havaalanı transfer işini hallettiğimiz için bizi otelin aracı havaalanından aldı ve 2,5 saatlik bir araba yolculuğundan sonra otelimize vardık. Kenya’nın tüm şahil şeridi görsel şölen ama biz rüzgar kovaladığımız için diğer sörfçülerin de tercih ettiği Diani Beach’te KenyaWays‘de kaldık. Hava 35 dereceydi ve yola çıktığımız kıyafetlerin içinde çoktan buharlaşmak üzereydik.

Odanın temizlenmesini beklerken otelin restaurant kısmında bol tropikal meyveli bir kahvaltı yaptıktan sonra odamıza yerleştik. ( kahvaltı sırasında çoktan gözümü kestirdiğim bir şezlonga havluyu atmıştım 🙂 ) O gün tüm yorgunluğumuzu ben güneşlenerek, ilhan gölgede kitap okuyarak ve tabii ki bol bol mango suyu içerek attık.

Diani sahilini ve kaldığımız oteli gönül rahatlığı ile öneririm. Diani plajının 2014 yılında WTA tarafından Afrika’nın en iyi plajı seçildiğini de dip not düşeyim. Bölgenin biraz rüzgarlı olması dışında (ki sörf için rüzgar lazım) tatil için gelen bir çok turistin de rahatlıkla kalabileceği bir oteldi.

Kenya (4)

Üstelik otel plajın hemen önünde olmasına rağmen KenyaWay, plaj seviyesinde değil yukarı bir konumdaydı. Bu, o bölgedeki tatilciler için kesinlikle bir avantaj.

DSC_3982

Çünkü yerel satıcılar otelden inip denize girene kadar öyle bunaltıyorlar ki. Belki de tatil boyunca tek şikayet ettiğimiz konu buydu. Bikiniyle denize gidiyorum be adam! Güneşin altında senin incik boncuğuna mı bakayım, yoksa odaya geri dönüp cüzdanı mı alayım? 🙂 Gerçekten yapıştıkça yapışıyorlardı. Jambo jambo dediğinde karşılık verdiysen hele. Bu satıcılarla ilgili bir iyi bir de kötü anımız var. İyi olan, kendime, yerel masailerin ince el işçilikleriyle yaptığı kemerlerden aldım bir tane. Bütün yaz takacağa benziyorum. Kötü anımızsa bir kokonata dolandırılarak 10 euro vermemiz 🙂 Biz (özellikle ben,ilo adama hiç güvenmemişti ama beni de kırmak istememişti)  saf saf para üstü beklerken adam bir daha sahilde görülmedi. Hoş! Görseydik de hepsi birbirine o kadar benziyordu ki o mu değil mi emin olana kadar adam topuklardı. Hatta zavallının birine “siz bizim geçen gün kokonat aldığımız satıcı değil misiniz?” diye sormuşluğumuz var. Tabii ki değildi 🙂 İlhan o olaydan sonra sahilde bize kokonat satmaya çalışan her satıcıya “arkadaşlarınızdan biri para üstü getirmedi. Paramızı geri alana dek hiçbirinizden çöp bile almayacağım” dedi. Olan bana oldu. Bir daha kokonat yiyemedik 😀

Satıcılardan ve masailerden rahat nefes alıp sahilde uzun yürüyüşler yaptığımız zamanlar ise çok keyifliydi. Bembeyaz kumlar, upuzun palmiye ağaçları, sahilde gezen develer, gerçekten gitmeden evvel orası ile ilgili araştırıp gördüğüm her şeyin daha fazlasıydı! Çok huzurlu bir rüya gibiydi. Kısacası gittiğim anda dönüşü düşünüp hüzünlendiğim bir tatildi.

Gün batımında sahilde olmak gibisi yoktu. Sri-lanka gün batımlarının üzerine tanımam ama Kenya’da da palmiyeler arkasından batan güneş damak çatlatıyordu. Sahilde, özellikle gün batımında yüzeye çıkan yengeçler her ne kadar çığlık çığlığa yürümeme sebep olsa da şimdi düşünüyorum da onları bile özlemişim 🙂

Kenya (9)

Rüzgardan yana şanslıydık. Neredeyse her gün şahane rüzgar vardı ve bol bol kite yaptık. Özellikle Kasım’dan bu yana sörf yapamayan İlhan orada çocuklar gibi şendi. Öyle ki akşam yemeklerinde yorgunluktan ölüyorduk. Tüm Afrika kıtasında olduğu gibi Kenya sahillerinde de okyanus gelgitleri oluyordu. İlk 4 gün gelgitten çok etkilenmezken son günler okyanus, sahili yalayıp yutuyordu.

Kenya (13)Kenya (6)Kenya (11)

Tabii ki bol bol yüzdük.  Sıcak deniz suyu hastası olarak en sevdiğim şey okyanusta yüzmek. Ve denizden çıktıktan sonra Tusker içmekti 🙂

DSC_3278

Yemekler efsaneydi. Daha evvel Zanzibar’da yemek konusunda gerçekten büyük sıkıntılar yaşamış, yiyecek bir şey bulamadığım için kilo verip dönmüştüm. Ama bu defa tıka basa yedim desem yeridir. Sabah kahvaltıları oldukça çeşitliydi. Ben yumurtasız kahvaltıya pek kahvaltı demeyen bir insanım. KenyaWay hem tropikal, hem İngiliz , hem de Amerikan tarzı kahvaltı sunuyordu. Ama yumurtayı İstanbul’da da yerim deyip çoğu sabah tropikal meyveli kahvaltılar yaptığım doğrudur. Hele o mango ve passion fruit suyu yok mu! Nasıl özledim. Hem balık hem kırmızı et ürünleri çok başarılıydı. Otelimizin restorantında her gün o güne özel bir spesyal hazırlanıyordu ve denediklerimizin  hepsi birbirinden lezzetliydi. Hele son gece arkadaşlarımızın yediği dev ıstakoz görüntü itibariyle bile o kadar doyurucuydu ki yemediğime sonradan pişman olmuştum. Ve bir gece otelimizin yakınlarındaki Sail Restorant’ı denedik. Yemek muazzamdı.

Kenya (10)
Sail

Bu tatilde küçük bir arkadaş grubu edindik. Hepsi farklı ülkelerden bizim gibi kitesurf yapmak için orada bulunuyordu. Her gece yemekte uzun uzun sohbetler ederken gün içindeki yorgunluğumuzu unuturduk.  Safariye de yine bu grupla gittik. Safari yazısını ilk fırsatta bloğa ekleyeceğim.

Sizi Kenya tatilimizden karelerle baş başa bırakıyorum. Hakuna Matata!

Daha fazlası için bir tık.

İlgili yazılar: Kenya/ Bölüm 2. Shimba Hills Safari

Yorumlarınız benim için değerli!