Benim Akyaka’m

Akyaka ile ilgili herkes bir şeyler yazdı. Ama benim Akyaka’m bambaşka. Akyaka’ya ilk gidişim 4 yıl önce Nisan ayındaydı. Ilhan’dan oraya her yıl kitesurf için gittiğini duymuştum. Bana “orayı görsen bayılırsın” diyordu. O yıl ilk kez birlikte gitme ihtimalimiz vardı ama aynı dönemde Fethiye’de yoga kampı vardı ve ona katılmayı gerçekten çok istiyordum. Ama Ilhan’larla Akyaka’ya gitme fırsatını da asla kaçıramazdım 🙂 Ben de kampın son 2 gününde kaçmaya karar verdim ve Fethiye’den bir otobüse atlayıp soluğu onların yanında, Akyaka’da aldım. Sabahın ilk saatlerinde ne tür bir cennete düştüğümü anladım. O kadar naif, o kadar kendine has, o kadar şirin bir yerdi ki, Ilhan az bile anlatmıştı.

DSC_9837

Akyaka 2

Azmak kenarında kahvaltı ile başlayan günler rüzgar kovalamayla öğlene doğru Gökova’da, kite spotlarında bütün gün kite yapıp, bira içmekle geçiyor ve akşamında yine Azmak kıyısındaki balıkçılarda sonlanıyordu. O yıldan sonra her yıl Akyaka’ya birlikte gider olduk. Orada bana çok iyi gelen bir şey var. Yıllar içinde güzel dostluklar edindik, bir çok mekan keşfettik. Genelde kitesurf için gidiyorduz. Dolayısyle sabahın erken saatlerinde otelden çıkıp geç saatlerde odaya dönüyoruz. Bu nedenle aradığımız lüks ya da concept oteller değil genelde temiz bir yatak, wetsuitleri kurutabileceğimiz bir balkon ve sıcak su oluyordu. Bu nedenle otoparkı vs nedeniyle Akyaka’ya gidişlerimizde en çok sahiplerini de çok sevdiğimiz Nova Part’ta kalıyoruz. 2 yıl önce Zara Konak’ta kalmak gibi bir gaflette bulunmuştuk. Çok pişman olduk. Büyük sıkıntılar yaşadığımızı hatırlıyorum.

Akyaka’nın bende yerinin çok ayrı olmasının bir diğer sebebi kitesurf’ü orada öğrenmiş olmam. Ilhan’la gittiğimiz o yaz kitesurf aşısı damarlarıma Ilhan tarafından aşılanmış oldu 🙂 Kocaman bir spot olmasına rağmen tek sıkıntısı sezonda plajın ve özellikle suyun çok kalabalık olması.

Akyaka’daki en sevdiğim kahvaltıları Azmak Nehri’ndeki restaurantlar dışında Marmaris- Çetibeli yolundaki Sakız kahvaltı evinde yaptık. Burayı bir arkadaşımızın tavsiyesiyle keşfettik. Burası yaşlı bir çiftin kendi evlerini tatilcilere açtığı bir restaurant. Bahçesi sessiz, sakin ve yemyeşil bir cennet. Spesyalleri ise kendi yaptıkları envai çeşit reçeller. Sakız için tam bir reçel cenneti demek kesinlikle doğru olur. Burada ne zaman post atsam “şekeri olan gelmesin” diye not düşerim 🙂

DSC_9027
Sakız’ın reçelleri

Akyaka ile ilgili sevdiğim bir diğer şey ise meşhur Aşıklar Yolu 🙂 Akyaka’ya her gittiğimizde fotoğraf çekmek için bazen saatlerimiz harcadığımız o ağaçlı yol. Sanırım Akyaka’ya giden herkesin o yolda bir fotoğrafı vardır. Benim son 4 aşağıda 🙂

 

Akşam yemekleri için Orfoz, Halil’in yeri, Kerme Ottoman Konak tavsiyelerim arasında. Zaten balıklar hep taze, içkiler hep çok keyifli. Azmak’ta yüzen kazlar sabah kahvaltılarına da, akşam yemeklerine de eşlik ediyorlar 🙂

O gün kitesurf yaparken çok yorulmamışsak yemekten sonra genelde riderların takıldığı, bazen canlı müzik de olan, aynı zamanda otel olan No:22 Riders Inn’e bir kaç bira içmek için uğruyoruz muhakkak.

Bir gidişimizde bir gün hava dönmüş, rüzgar durmuş, kitesurf yalan olmuştu. Akyaka’nın içi her zamanki gibi kalabalıktı. Biz de arabaya atlayıp sakin bir koy ararken Bördübet denen yeri keşfettik. Arabayı yolun kenarında ağaç altına bırakıp kendini patikadan aşağı vuruyorsun ve yemyeşil, bakir, 10 kişinin bile fazla geleceği küçüklükte bir koya varıyorsun. Ahh! İlk keşfettiğimizde büyük bir buluş gibi gelmişti. Sonraki gidişlerimizde bir kaç kampçı, balıkçı ve başka tatilcilerle karşılaşmış olsak da o ilk gittiğimiz günkü huzuru hala unutmuyoruz. Bir de yağan o tatlı yağmuru. Son gittiğimizde de bira şişesisin içine giren haylaz bir arı tarafından dudağımdan sokulmuştum 🙂 Zaten kumsal vs. yok. Yerler çakıl, orman kıyıya kadar tüm umarsızlığıyla geliyor. Kıyıda oturmak için küçücük bir alan, derme çatma bir iskele. İlk gidişimizden sonra akıllanıp yanımıza kamp sandalyesi almayı ihmal etmemiştik. Ne olursa olsun burası hala bizim gizli alanımız 🙂

 

Akyaka tatilleri yol itibarıyle de benim en sevdiğim yolculuklardan. Kite malzemesiyle uçmak gerçekten çok zor. En güzeli bir haftalık bir tatil ayarlayıp arabayla gitmek. Yolun keyfini çıkarmak ve Akyaka’ya inen o son düzlükte durup bütün ihtişamıyla karşında duran manzaraya bakmak.

 

Daha fazla fotoğraf için bir tık.

İşte benim Akyaka’m!

 

3 Comment

  1. Maden iskelesinde İskelem Otel’i de denemelisiniz, kahvaltı veya akşam yemeği için… Deniz kenarında keyifli vakit geçiriliyor orada…

    1. Teşekkürler tavsiye için 🙂

  2. Şahika Ünat Kutan says: Cevapla

    Geçtiğimiz Şubat ayında balayı için tercih ettik.Riverside de kalıp anlattığınız yerleri neredeyse hepsini gezdik havadan dolayı neredeyse boştu ama büyük bir huzurla geri döndük.Ben de böyle tanıştım Akyaka ile😉

Yorumlarınız benim için değerli!