Les Petits Mouchoirs / Little White Lies

 

“The one thing friends can’t escape is a few home truths.”

Merhaba merkez!

Yine eskilerden gideceğim ve size harika bir komedi-drama filminden bahsedeceğim. Little White Lies.

Gerçeklerimizi bazen en yakınlarımızdan bile saklarız. Bazen utandığımızdan, bazen kırmak istemediğimizden. Gerçekleri beyaz yalanların ardında saklamayı tercih ederiz. Kim söylemez ki beyaz yalan? Hafiflerdir, taşıması kolaydır. Kimseye zararı yoktur. İşte bu film, o yalanların, aslında önce kendimize söylediğimiz yalanlar olduğu ve nasıl koca yüklere dönüştüğü ile ilgili.

2010 yılı, Fransız yapımı, yönetmenliğini  Guillaume Canet ‘in üstlendiği sıcacık,  hayata, arkadaşlığa, yalanlara dair etkileyici, güldürürken aynı zamanda hüzünlendiren bir film. Oyuncu kadrosu 10 numara. Filmde neredeyse tüm ünlü Fransız oyuncuları görmek mümkün. Ama benim için Marion Cotillard baş köşede. Sadakatsizler ‘den hatırlayacağınız Jean Dujardin ve Gilles Lellouche yine tüm karizmalarıyla filmde yer alıyorlar. 

Film birbirine yakın olan arkadaşlardan oluşan bir grubun, aralarından birin trafik kazası geçirdiğinin haberini almasıyla başlıyor. Son anda gelen bu haberle şaşıran grup, yaz tatili planlarını ertelemeyip, arkadaşlarının yanında olmak yerine tatile çıkmayı tercih ediyor. Ve olaylar bu buruk tatil ile başlıyor. Ucunda köşesinde muhakkak kendinizden bir şeyler bulacağınız , abartısız, gerçek hayattan bir kesit.

Dışardan çok mutlu, birbirlerine bağlı, hayat dolu, farklı karakterlerde bir grup arkadaş. Hayatın her türlü sürprizine rağmen yine de sıcacık kalmayı başaran ilişkiler. Ansızın yüzünü gösteren ölüm korkusu ve ona rağmen düzenlerinden vazgeçmeyen insanlar. En yakın arkadaşın yoğun bakımdayken bile eski sevgilisini soracak derecede, aşkın saplantı haline gelmesi ve diğer taraftan elindekinin değerini bilmezken, kaybedince kıymete binmesi. Fransız yemekleri, çok güzel müzikler, su niyetine içilen Rose şaraplar, yalnızlıklar, kavgalar, kıskançlıklar, terk edişler ve edilişler, aldatmalar, sırlar ve kokusu burnunuza kadar gelecek Akdeniz esintisi, gözyaşı, cinsel tercihler, sabahlamalar, insanın içini kıpır kıpır yapan yaz güneşi, çocuklar, şarkılar ve hiç gelmeyecek sanılan ölüm haberi.

Daha fazla filmden bahsedip spoilere girmek istemiyorum. Ve sizi, filmin o müthiş güzel soundtrack parçaları ile baş başa bırakıyorum. İyi seyirler!

Yorumlarınız benim için değerli!